Sizden Öncesi Mi Kaldı? Sizden Önce De Siz Vardınız

40 yıldır iç siyaseti takip eden ve içinde bulunmuş biri olarak son yıllardaki siyasi işleyişi ve mantığı anlamakta zorluk çekiyorum. Bana çok tuhaf ve şaşırtıcı gelen durumlar var. Neler mi bunlar?

  1. Eskiden de iktidarlar gitmek istemezdi ama “Muhalefet bizim iktidardan gitmemizi istiyor. Muhalefet bize karşı bir araya geliyor,” diye şikayet etmek akıllarına gelmezdi. Demirel “Bulun 226’yı düşürün beni,” derdi.   
  2. 18 yıl iktidarda kalan olmadı ama kalsalar da “Bizden önce, bizden önce” diyemez ve mağduru oynayamazlardı. Bir önceki döneme denir de 18 sene sonra da denmez ki. Sizden öncesi mi kaldı? Sizden önce de siz vardınız.
  3. Eskiden Türk’ün Türk’e propagandası olurdu ama devletin vatandaşına propagandası olmazdı.
  4. Eskiden siyasi liderlerin hata yaptık, kandırıldık demeleri ve kararlarından dönmeleri zafiyet ve güçsüzlük olarak algılanırdı. Demirel “Hata yaptığınızı neden söylemiyorsunuz?” diyerek kendisine çıkışan bir gazeteciye (eskiden böyle sorular sorulurdu) “Elimize davul alıp gezelim mi hata yaptık diye sonra da desinler ki “Bak o da kabul ediyor,” demişti.
  5. Eskiden hükümetleri grevle, yürüyüşle korkutan sendika başkanları, hükümet düşürebilen medya vardı. İş insanları konuşurdu. Merhum Sakıp Sabancı, 2002 yılında “Bir elimizde 200 milyar dolar borç var, öbür elimizde ne var? Üçün biri var be…” demişti. Şimdi olsa der miydi? Diyebilir miydi? Komik gelebilir ama TOBB’dan bile korkardı hükümetler eskiden…
  6. Eskiden askerler, sivillere ve siyasilere tepeden bakar, onları küçümserlerdi. O dönemin paşaları, Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu’nu, Cumhurbaşkanı Demirel kürsüde konuşurken yanında durdu diye eleştiriyorlardı. Şimdikileri görünce “Yahu biz acaba boşuna mı korktuk,” diye düşünüyorum.
  7. Eskiden konuşmaların içeriğinde bilgi olurdu ve bu bilginin de doğru olması gerekirdi. Demirel konuşmalarında rakam ve tarih verirken ya da bir alıntı yaparken yanlış yapmamak için kılı kırk yarardı.
  8. Eskiden deyim yerindeyse deve dişi gibi siyasiler vardı. Eski liderler de partilerine hâkimdiler ama parti içi kararlarda dikkate almak zorunda oldukları siyasiler olurdu.
  9. Eskiden bu kadar afra tafra yoktu.  “Beni arayan herkesi geri aramak şiarımdır,” diyen, kendisine vaki hiçbir müracaatı cevapsız bırakmayan Demirel’le çalışmış biri olarak özel kalem müdürlerinin, özel kalemlerini aşamayanları duyunca şaşırıyorum.
  10. Eskiden kürsülerden sürekli para sözü edilmez, lobiler dış güçler şikâyet edilmezdi. İşçiler sol partilere oy verirdi. Hayatından memnunların iktidara, olmayanların muhalefete oy vermesi beklenirdi. Seçmen geçmişin şanlı anılarına değil umuda ve geleceğe oy verirdi.

Niye mi yazdım? Aklımda durana kadar burada dursun diye…

Yorum bırakın