Corona virüsü salgını
Salgınla ilgili verilere güvenelim mi güvenmeyelim mi?
Ekonomi
Dolar yükselmesin diye döviz sattık, dolar durdu, euro gözden kaçtı, altın tavan yaptı. Bu politikalar döviz rezervini de bitirdi. Kamu bankalarının döviz satması, düşük faizli ve riskli krediler vermesinin acısı ileride, zararı da bizden çıkacak.
İş yeri kira stopajı yüzde 20’den yüzde 10’a, yolcu taşımacılığı, düğün, nikah organizasyonu, konut bakım onarımı, tamir, kuru temizleme, terzilik gibi esnaf hizmetlerinde KDV yüzde 18’den yüzde 8’e indirildi.
Konaklama ve yeme-içme hizmetlerinde, sinema, tiyatro, müze giriş ücreti gibi kültürel faaliyetlerde yüzde 8 olan KDV oranı yüzde 1’e indirildi.
Yapılan bu indirimler fiyatlara yansır mı? Yoksa amaç, tahakkuk/tahsil oranını düzeltmek mi?
Ayasofya’da ilk Cuma namazı
Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, onun ardından ilk Cuma namazında minbere çıkan Diyanet İşleri Başkanı Ayasofya’nın müze yapılması kararı nedeniyle Atatürk’ü “tarihe karşı ihanetle” suçladılar.
Ayasofya’da kılınan ilk Cuma namazında minbere kılıçla çıkan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, caminin statüsünün müze olduğu yılları da ‘fetret devri’ olarak tanımladı. Ali Erbaş bırakın geri adım atmayı, hızını bile kesmiyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan arkasında (şimdilik) duruyor.
Bir kez daha yazıyorum: Diyanet, anayasal konumuna ve yerine razı değil.
Sosyal medyaya sansür kanun teklifi yasalaştı.
Yasayı çıkaranlar, internet kullanıcılarının ve kamu kurumlarının karşılarında artık bir muhatap bulacağını öne sürerken, karşı çıkanlar bu düzenlemenin, sosyal medyaya sansür ve düşünce özgürlüğünün önüne yeni engel çıkarma amacı taşıdığını düşünüyorlar.
Netflix ve sosyal ağ sağlayıcılarının uygulanan/uygulanacak olan sansür girişimlerine karşı bir tavrının olmaması akıllara şu soruyu getiriyor: Kocaman ve genç bir pazarı niye bırakalım? O Türklerin sorunu biz paramıza bakarız mı diyorlar?
CHP’nin 37. Olağan Kurultayı yapıldı.
Yeniden genel başkan seçilen Kılıçdaroğlu’nun, “dostlarımızla iktidara yürüyoruz,” ifadesi tartışıldı.
Cumhur ittifakı ve arkasındaki devlet gücü bir bütün olarak hareket ederken bu ittifakın karşısında olanlar dağınık haldeler. Kılıçdaroğlu, ne yaptığını bilen -yerel seçimlerde göstererek- bir lider görüntüsü veriyor.
Kurultayda delegelerin en çok oyunu alan ikinci isim -merkez sağ kökenli olduğu halde- Bülent Kuşoğlu oldu. Örgütün Kuşoğlu’nun kişiliğini ve partiye katkısını beğendiğini, onu farklı bir değerlendirmeye tabi tuttuğu anlaşılıyor.
Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet ve İstanbul Sözleşmesi
Cemal Metin Avcı tarafından öldürülen Pınar Gültekin, eşine şiddet uyguladığı iddia edilen HDP Muş Milletvekili Mensur Işık ile hakkında ‘tecavüz’ iddiaları çıkan Mardin Milletvekili Tuma Çelik, kadın cinayetleri ve kadınlara yönelik şiddeti gündeme taşıdı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna göre; Temmuz ayında 36 kadın cinayeti işlendi, 11 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Kadına yönelik şiddet ve cinayetler devam ederken İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme yönünde girişimler oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın yöneticisi olduğu KADEM, sözleşmenin arkasında durdu.
Sakarya’daki havai fişek fabrikasında patlama oldu.
Bu fabrikanın 11 yılda 5 kez patlaması, enkazın başka bir yere taşınması sırasında 3 askerimizin şehit olması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fabrikanın patronunu arayarak geçmiş olsun dileğinde bulunması, MÜSİAD’ın patrona destek yemeği düzenlemesi çok konuşuldu.
- Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi 2 nci yılına girdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz yaptık öyleyse en doğrusu budur” gibi bir inatlaşmaya girmiyoruz. Daha iyisini, daha efdalini, daha güzelini bulduğumuzda her türlü değişime gönlümüz de, siyasetimiz de açıktır,” dedi.
Türk Tarih Kurumu Başkanı istifa etti.
“Darbe teşebbüsüne karışmış, pişman olmuş kişilere de sahip çıkmamız, onları bu toplumun içine dahil etmemiz, kazanmamız gerekiyor,” diyen Türk Tarih Kurumu Başkanı Ahmet Yaramış istifa etmek zorunda kaldı.
Azerbaycan ve Ermenistan arasında çatışma çıktı.
12 Temmuz 2020 tarihinde Azerbaycan ile Ermenistan arasında patlak veren silahlı çatışmalar iki taraftan da üst düzey komutanlar dahil olmak üzere onlarca askerin ölümüne neden oldu. Türkiye Azerbaycan’a verdiği desteği göstermek için bu ülkeyle ortak tatbikat yapmaya başladı.
Çoklu baro uygulaması meclisten geçti.
Avukat sayısı 5 binden fazla olan illerde en az 2 bin avukatın imzasıyla yeni bir baro kurulabilecek.
TBB Genel Kurulunda barolar baro başkanı ve sabit 3 delege ile temsil edilecek. Ancak her 5 bin avukat için ilave bir delege olacak. Büyükşehirlerin delege sayısı azaltılmak suretiyle TBB seçimlerinde belirleyici
Hatay Baro Başkanı Ekrem Dönmez kimlik göstermediği için göz altına alındı.
Polis kimlik sorabilir. Ama kimliği sorulan kişi de polisin kimliğini sorma ve görme hakkına sahiptir. Ekrem Dönmez, bu hakkı kullandığı için gözaltına alındı. İsteseydi “Baro başkanıyım,” der otururdu. Bu hakkın kullanılması gerektiğini göstermek istedi.
“Polis kimliğini gösterseydi,” diyenlerle “Ekrem Dönmez kimliğini gösterseydi,” diyenler arasındaki fark ülke insanının hukuk devletine olan inancını gösterir.
Sözün özü Demirel’den:
Kişi haklarına sahip çıkmaya, kendisini kabul ettirmeye mecburdur. Bu vatandaşlık mücadelesidir. Vatandaşlık lütuf değil haktır.
Eğer ülkede ne olup bittiğine, “nemize lazım” diyorsanız, “Bu ülkeyi kim idare etsin,” diyorsanız, “Nasıl idare edilirse edilsin” diyorsanız birtakım keyfilikler sizi gelip mutlaka bulur. Nerede bulur? Evinizde bulur, tarlanızda bulur, sokağınızda bulur, dükkânınızda bulur, okulunuzda bulur, neredeyseniz orada bulur. O zaman kime şikâyet edeceksiniz?

