Ağustos Ayında Ne Konuştuk?

Corona virüsü salgını: 1 Haziran’da başlayan normalleşme süreciyle birlikte birçok kısıtlamanın kaldırılmasını, pandemi sona erdi şeklinde algılayanlar tatile, düğüne, eğlenceye dalınca ikinci dalga sert geldi. Ağır vakaların ve ölümlerin sayısı artmaya başladı.

İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye başkanlarının verdiği ölüm rakamları sonrasında, Sağlık Bakanlığının verdiği rakamların da artmaya başlaması, açıklanan rakamlara -başından beri- duyulan kuşkuları artırdı.

Ekonomi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide işlerin iyi olduğu iddiasına dayanak olarak buzdolabı ve çamaşır makinesi satışlarındaki artışı göstererek herkesi şaşırttı.

Berat Albayrak, dolardaki artışın günlük hayata yansımasını soran bir gazeteciye,  “Dolarla mı maaş alıyorsunuz”? Doların artışından size ne?” diyerek milleti güldürdü.

Milli Eğitim Bakanı öğretmen maaşlarının yük olmasından şikâyet etti. Yıllarca, “Şu okullar olmasa maarifi ne güzel idare ederdim.” diyen bir bakanı konuştuk biraz da bunu konuşuruz.

Otomobillerden alınan ÖTV’ye zam geldi, vatandaş –alabilirse- bir araba kendine bir arabada devlete alacak.

Ayasofya’da toplu namaz kılındı, 15 Temmuz etkinlikleri, Malazgirt Savaşı’nın yıldönümü geniş katılımlı etkinliklerle kutlandı ama 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları yasaklandı. 15 Temmuz ile 29 Ekimi, Alpaslan ile Atatürk’ü, 26 Ağustos 1071 ile 30 Ağustos 1922’yi karşı karşıya getirerek ihtiyacımız olan kutuplaşmayı artırdık.

Yunanistan ile Doğu Akdeniz gerilimi yaşıyoruz. Yunanistan’ın Meis Adası’na asker çıkardığı yönünde bazı iddialar var. ABD, Yunanistan ile Türkiye’yi kısa bir süreliğine de olsa sıcak temasa sokmak istiyor.

Giresun ve ilçelerinde büyük bir sel afeti yaşadık. Asker ve sivil 10 vatandaş hayatını kaybetti, kaybolan 5 kişi var.

Karadeniz’de doğal gaz bulunduğunu öğrendik. 65 milyar dolarlık gaz rezervinin Türkiye’nin eksen değiştirmesine, cari açığı kapatmasına yetmeyeceği biliniyor, Berat Albayrak’a siyaseten ne kazandırır onu da zaman gösterecek, ama bu rezerv müjdesini önceden bilerek dolara ve enerji hisse senetlerine yatırım yapanlar iyi kazandı.

AK Parti, kaybettiği yerel yönetimlerin elini kolunu bağlama çalışmalarına devletin tüm aygıtlarını ve gücünü kullanarak devam etti.

Erdoğan karşıtlığı ve yakınlığı ABD Başkanlık seçimlerinde kullanılıyor. Adaylardan Biden, “Erdoğan’a karşı muhalefete destek olacağız,” Trump da “Erdoğan bir tek beni dinler,” diyerek propaganda yaptı.

Pamukkale Üniversitesi Rektörü’nün eşine açtığı kadro çok tepki alınca YÖK, rektörü görevden aldı.

Muharrem İnce’nin, yeni parti kurup kurmayacağı çok konuşuldu.

Kılıçdaroğlu’nun Abdullah Gül’e yönelik bazı ifadeleri tartışmalara neden oldu.

Seçimlerin erken yapılacağı kesin ama ne kadar erken yapılacağı üzerinde tartışmalar sürdü. Buraya yazıyorum: 2021 yılının 21 Mart’ında erken seçim var.

MHP lideri Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e evine dön çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı bu çağrıya destek çıktı. Meral Akşener “Başıma silah dayasalar o ittifaka girmem.” dedi. Daha ne desin?

Geleceğin aktörü kim? Berat Albayrak mı? Süleyman Soylu mu? Bu tartışıldı. Gaz rezervi ile Berat Albayrak parlatılınca, Süleyman Soylu da Giresun’da kepçeye bindi.

Hatay Milletvekili Barış Atay’la yaşadığı polemik sonrasında Barış Atay’ın saldırıya uğraması, CHP gençlik kolu başkanını hedef göstermesinin ardından o gencin evinin basılması, Siirt’te 18 yaşındaki İ.E’ye cinsel saldırıda bulunan uzman çavuş Musa Orhan’ın tutuklanması için yapılan kampanyayı hedef alması, Süleyman Soylu’yu çok tartışılır hale getirdi. Bu olumsuz örnekler, Soylu’yu siyaseten yıpratmayacağı gibi en beğenilen siyasiler sıralamasındaki yerini daha da pekiştirir.

Sözün özü Demirel’den; Huzur ve sükûn, kimsenin sesinin çıkmaması sureti ile sağlanırsa, ne hürriyet, ne serbestiyet, ne eşitlik, ne adalet, ne de kardeşlik olur. (Trabzon-26 Nisan 1987)

Yorum bırakın