
Bir yıl önce yazdığım yazıda şu soruları sormuşum. https://demirelnederdi.com/2019/09/23/iyi-partide-neler-oluyor/
Bakalım bir yılda neler olmuş
İYİ Parti, gelişen olay ve durumlara göre pozisyon alan ve kendisine anahtar rolü biçen bir parti midir?
İyi Parti, kendisine anahtar rolü biçme durumundan çıkmış Sayın Akşener’in yaptığı saha çalışmalarıyla hem kilit hem de anahtar parti olmuştur. Bu başarı, Türkiye’nin neresine giderse gitsin, seçmenin tamamının kendisini önyargısız izlemekte ve dinlemekte olması avantajını iyi kullanan Sayın Akşener’e aittir
Yaşanan bunca haksızlığa, eşitsizliğe, yoksulluğa, işsizliğe, vicdansızlığa, adaletsizliğe karşı dile getirecek isyanınız, söyleyecek sözünüz yok mu?
Maalesef hala duyamadık.
Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu’nun “Erdoğan gitsin diye bir siyasi cinnet içinde olmayız.” “Değerlerimiz AKP ve MHP ile daha çok uyuşuyor.” Erdoğan’ı FETÖ ile mücadelede olmazsa olmaz olarak görüyorum.” şeklindeki beyanları bırakın isyan etmeyi, bunun müsebbiplerine muhabbet duymak olarak algılanmıştır.
İktidar ile kavga etmeyen, iktidarla birtakım ortak noktalarda birlikte hareket edebileceği izlenimi veren bir parti tavanı (Parti sözcüsünün temsil ettiği) var. Bir de bu eşitsizlik, yoksulluk, işsizlik ve adaletsizlik nedeniyle CHP’lilerden bile daha sert iktidar karşıtı İYİ Parti tabanı var. Görüntü budur.
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke’nin Türkiye’nin kaynaklarını rantla yemiş beş şirketi kamulaştıracaklarına benzer bir söz söylenememiştir.
İYİ Parti, bir küskünler ve kızgınlar hareketi midir? İyi Parti’nin geleceği MHP ile birleşmek midir?
Bu görüntü değişmiştir. Ancak bu değişiklik İYİ Parti’nin kendi zeminini sağlamlaştırması nedeniyle değil, MHP’nin oy ve zemin kaybı nedeniyle olmuştur. Cazibe merkezi olan İyi Parti, cazibesini kaybeden MHP’dir.
İyi Parti’nin seçmeni var ama partilisi yok.
İyi Parti’ye oy veren seçmen partiliye dönüştürülememiştir. Bu amaçla; İyi Parti’yi diğer partilerden ayıran nedir? Neden kurulmuştur? Seçmeni hangi hedefler ve projeler etrafında toplamak istemektedir? Felsefesi, söylemleri nedir? Bu sorulara partinin tüm organları ve kadrolarının vereceği ortak cevaplar olmalı idi. Bu yapılamamıştır.
Bir başka siyasi partinin işaretini yaparak partileşemezsiniz. MHP tabanı bozkurt işareti yapıyorsunuz diye size gelmez, ne zaman döneceksiniz diye bakar. ‘Bozkurt işareti Türklüğün simgesidir,’ denebilir ama MHP işareti olarak algılanmaktadır ve ne yazık ki siyaset gerçekler değil algılar üzerinden yapılır.
MHP Genel Başkanı istifa etse ve -bir kongreyle- kendi yönetimini kurmak üzere Sayın Akşener, MHP’ye davet edilse ne olur? Akşener bu davete ne der? Hayır derse İyi Parti’de kimler kalır? Evet derse parti dağılır mı?
Böyle bir şey ihtimal dâhilinde değildir, spekülatif denilebilir ama İYİ Partinin konumu ve geleceğini belirleyecek olan bu sorunun zihinlerde beliren cevabıdır
İyi Parti’nin kentlerde yaşayan, dünyayı bilen ve tanıyan, iyi eğitim almış kesimlere, “Hira Dağı kadar Müslüman, Tanrı Dağı kadar Türk” olmayan vatanseverlere söyleyecek bir sözü yok mu?
Kamuoyu araştırmaları ve siyasi yorumcular, İYİ Parti’ye oy verenlerin kentli milliyetçilik şeklinde tarif edilen, daha iyi yaşamak isteyen, Cumhuriyet değerlerine bağlı, eğitimi önemseyen, yüzü batıya dönük, manevi değerleri olan ama seküler yaşamdan yana bir milliyetçilik olduğu noktasında birleşiyorlar.
Biz ve onlar ayrımı üzerine kurulu bir siyaset anlayışı içerisinde ‘BİZ’i tarif etmek ‘BİZ’ olmanın ölçülerini belirlemek kentli milliyetçilere yeni bir “adres” -DEVA Partisi- göstermek olmuyor mu?
Liberal demokratlara, sosyal demokratlara ve merkez sağcılara partide yer var mı?
Yok gözüküyor. Ancak bu kadrolara kapıları kapatan ideolojik kaygılı bir hizipçilik değildir.
İyi Parti’de eski MHP’liler – Merkez sağ/liberal kadrolar arasında bir mücadele varmış gibi gözükse de aslında olan şey, kurultay ve seçim kaygılı ekipçiliktir.
Parti içinde sorun çıkarmayan ve parti aidiyetleri en yüksek isimlerin, İyi Parti’nin ülkücü camia içinde varlığını korumasını sağlayan bir yerde meşruiyet veren Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu olması dikkat çekicidir.
İYİ Parti, merkez sağ kimlik ve karaktere mi bürünmeli? Milliyetçi-muhafazakâr bir kimlik ve karaktere mi? Bu gereksiz bir tartışmadır.
İyi Parti, üç kümeye sıkışmış Türkiye siyasetinde bu kümelerin kesişim kümesi olmalıdır. Bunun yolu merkeze yerleşmektir.
Merkeze yerleşmenin yolu, kültürel, dini, etnik ve ideolojik kimlikler üzerinden değil somut projeler ve hedefler üzerinden siyaset yapmak, bu hedef ve projeler etrafında bir birleşme sağlamaktan geçer.
20 Eylül Pazar günü yapılacak olan 2. Olağan Kurultayda Genel İdare Kurulu adaylığı için -özellikle gençlerden- yoğun bir başvuru olduğu anlaşılıyor. Bu partinin bir cazibe merkezi olduğunu gösterir. Babam “Her kütüğün başına karınca birikmez,” derdi.
Fakir doğup fakir ölen insanlar ülkesi olduk.
Bir araya gelemeyen insanlar ülkesi olduk.
Başı sürekli dertte olan bir ülke olduk.
İsyanımız buna olmalı, haykırışımız bu yüzden olmalıdır.
Umarım ve dilerim ki; siyaset esnafları, işsizlik yoksulluk ve eşitsizliği istatistiki bir bilgi olarak görenler değil, bir işsiz, bir yoksul gördüğünde, bir haksızlığa şahit olduğunda sırtına bıçak saplanmış gibi hissedenler kazanır.
Böylelerinin yolu açık olsun.
Sözün özü Demirel’den gelsin:
Parti içerisinde usulüne göre tecelli etmiş, partili iradesine uyulması kimseyi küçültmez. Her hizmet yarışının bir kazananı bir kaybedeni olacaktır. Kazanmamak prestij meselesi yapılırsa partiye zarar verir.


Güzel bir tesbit ve açıklama olmuş. Eksikleri olabilir ama iç yapısını fazla tanımadığım bir siyasi parti olduğu İçin vede kişileri tanımadıgım İçin fazla yorum yapadım. Anlatımlarının büyük bir bölümüne katılıyorum
BeğenBeğen
TEŞEKKÜRLER
BeğenBeğen