Devlet Otoriter Bir Devletse Vatandaşın Korunması Gereken İlk Şey Devlettir

İnsanlar evvelâ haklarını bilecekler, sonra onlara sahip çıkacaklar. Meselenin özü budur.

Hak dediğiniz şey verilmez,  alınır. Eğer insanlar ve onların meydana getirdiği toplum teker teker ve beraberce haklarını bilmiyorlar, onlara sahip çıkmıyorlarsa, onlara sizin şu hakkınız var, sizin bu hakkınız var denmesinin bir yararı yoktur.

İnsan Hakları Beyannamesinin kâğıttan hayata geçirilmesi rejimin şekline, devletin şekline bağlıdır.

Demokratik devletin olmadığı yerde bu haklardan bahsetmek mümkün olmaz, kemaliyle mümkün olmaz.

Bir devlet, demokratik devlet haline gelmemişse, otoriter devlet ise – o zaman kişiyi de vatandaş saymak ne kadar mümkündür o da ayrı mesele- vatandaşın korunması gereken ilk şey devlettir. Yani devlet herkesten çok, herkesten kolay haksızlık yapar ve kişi otoriter devlet karşısında kendini savunamaz.

Eğer bir toplumda demokratik refleks yoksa ve toplum, haksızlıklar nereden gelirse gelsin, kimden gelirse gelsin; devlet dahil eğer “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diyorsa, orada demokratik devleti bulamazsınız ve hak ihlâllerine de mani olamazsınız.

Bir ülkenin vatandaşları kendi haklarının bilincinde ve bunlara sahip olma iradesine sahipseler o zaman orada insan hakları ihlâlleri yine olabilecektir ama asgarî olacaktır.

Ne istiyoruz?

İnsan haklarına kemaliyle sahip bir Türkiye.

Vatandaşı kendi hakkına sahip olmak bilincine ermiş bir Türkiye.

Bütün kurumlarıyla demokratik sayılabilecek bir devlet ve hür bir toplum, çoğulcu bir toplum. Aradığımız budur.

Eğer bu olursa ne olur? Bu olursa, insan hakları dediğimiz olay olur. Yani ne olur?

İnsanın yaşama hakkı garanti altında olur.

İnsanın din ve vicdan hürriyeti olur.

İnsanın zorbadan korkusu gibi bir durumu olmaz.

Fukaralıktan, yoksulluktan, gelecekten korku kalkar.

“Adaletsizliğe uğrar mıyım?” gibi bir korku orta yerden kalkar.

Düşünce hürriyeti, düşünceyi yayma hürriyeti, inanç hürriyeti, refah hakkı, yargı hakkı, devlet idaresine iştirak hakkı; bunların hepsi olur ve iyi olur. Bunlar olduğu zaman Türkiye’nin halkı mutlu olur

(Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “İnsan Hakları Günü” nedeniyle yaptığı konuşmanın özeti – 10 Aralık 1994)

Yorum bırakın