Nisan Ayında Ne Konuştuk?

1Covid-19 salgını: Vaka sayısı bir ara 60 binlere çıktı. Sonra 30 binlere düştü. Ancak ölüm sayıları artmaya devam etti.Vefat eden vatandaşlarımızın sayısı günlük 400’e yaklaştı. Yeteri kadar aşımız var mı yok mu? Cumhurbaşkanı “sıkıntı yok” derken Sağlık Bakanı tersini söyledi.

2– 104 emekli amiral, Möntrö sözleşmesi ve Kanal İstanbul hakkında görüş açıkladı. İktidar bu açıklamadan bir darbe çıkarmaya çalıştı. Bazı amiraller gözaltına alındı, sonra serbest bırakıldılar. İmza atan amirallerin lojman ve koruma hakları iptal edildi.

3- ABD Başkanı 1915 olayları için soykırım açıklaması yaptı, açıklamaya HDP dışında tüm partiler tepki gösterdi.

4- “128 milyar dolar nerede?” tartışması devam etti. Muhalefet ilk kez iktidarı sıkıştırdı. “128 milyar dolar nerede?” yazan afişler kaldırıldı.

5- Kripto para vurgunu yaşandı.

6- Bazı belediyelerden sağlanan gri pasaportların yurt dışına insan göndermek için kullanıldığı ve bu kişilerin geri dönmediği ortaya çıktı.

7- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın eşi ve kendisine ait olan şirketten bakanlığa dezenfektan satışı yapıldığı ortaya çıktı. Bakan gitti ama iddialar devam etti.

8- Aralarında Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun da olduğu 8 CHP’li milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin fezleke Meclis Başkanlığına sunuldu.

9- Sosyal medya paylaşımları nedeniyle tepkilerin odağında olan Ayasofya Baş İmamı Mehmet Boynukalın, görevden alındı ama tepki çeken paylaşımları devam etti.

10- Güvenlik Soruşturması Teklifi TBMM’de muhalefetin oylarıyla ret edildi. “Ret edilen bir teklif 1 yıldan önce Genel Kurul gündemine getirilemez” hükmüne rağmen Ak Parti tekrar meclis gündemine aldı ve görüşülerek kabul edildi.

11- Adalardan alınıp Dörtyol Belediyesine gönderilen 100 atın kaybolduğu ortaya çıktı.

12- AKP’lilerin aldıkları ‘kıyak’ maaşlar konuşulmaya devam etti.

13- Türkiye 17 gün sürecek tam kapanmaya girerken alkollü içki satışına konulan yasak tartışmalara neden oldu.

14- Cengiz İnşaat tarafından İkizdere’de yapılmak istenen taş ocağına karşı çıkan köylülerin mücadelesi devam etti.

Ayın Sözü Demirel’den gelsin:

Sanılıyor ki, bugünün yarını yoktur. İdarede görev alanların partizanlığa alet olmaları, sadece kendi başla­rını derde sokmaktan ibarettir. Herkes bunu böyle bile…

(18 Temmuz 1987- Elâzığ)

Yorum bırakın