
17 Nisan 1993 tarihinde Turgut Özal’ın ani vefatıyla Türkiye’nin gündemine cumhurbaşkanlığı konusu girmişti.
O günden başlayarak gözler, DYP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel’in üzerine çevrilmişti. Meclis’te en çok sandalyeye sahip bir siyasi partinin genel başkanı olarak seçilme olasılığı yüksekti.
Başbakan Süleyman Demirel hem Hükûmet Başkanı olarak hem de yakın arkadaşını kaybeden bir kişi olarak, Turgut Özal’ın cenaze töreni hazırlıkları ile ilgileniyordu.
İlk iş olarak, hükûmeti olağanüstü toplayarak bu konuyu görüştü. Yas ilan edildi, sanatsal ve sportif faaliyetler durduruldu.
Düzenlenecek devlet töreni, defin yeri ve işlemleri ile yurtdışından gelecek devlet adamları ile ilgili çalışmalar yapmak üzere bir komite kuruldu.
Bir yandan, törenin intizam içerisinde ve devlete yakışır şekilde olması için titizlik ve itina gösteren Başbakan Süleyman Demirel, bir yandan da kamuoyunu ve vatandaşları gelişmeler konusunda aydınlatarak kafalarda istifham oluşmasını engellemeye çalışıyordu.
Verdiği beyanlarda her şeyin kaidelere göre işleyeceğinin altını çizen Başbakan Süleyman Demirel, bilgisi, birikimi, tecrübesi ve seçilme imkanının olmasından kaynaklanan kamuoyu temayülü ile DYP Grubu’nun baskısı neticesinde, 5 Mayıs 1993 tarihinde Doğru Yol Partisi Grubunda yaptığı bir konuşmayla cumhurbaşkanlığına adaylığını resmen açıklıyordu.
Süleyman Demirel, cumhurbaşkanlığına adaylığını açıkladıktan sonra katıldığı televizyon programları ve yaptığı mülakatlarla, kamuoyuna bu görevi nasıl yorumladığını ve nasıl yapacağını anlatmaya başladı.
BÜTÜNLEŞMİŞ BİR TÜRKİYE, HERKESİ KUCAKLAYAN BİR ÇANKAYA
Demirel’in nasıl bir Çankaya? Nasıl bir cumhurbaşkanı? Sorularına verdiği cevaplar şöyleydi:
- Toplum üzerinde moral ağırlığa sahip, yemininde ve anayasal görevlerinde taraf, siyaseten tarafsız bir cumhurbaşkanı.
- Devlet çarkının dönmesini sağlayan, sistemin tıkandığı durumlarda sistemi çalıştırabilen, kurumlar arasında dengeyi ve ahengi sağlayabilen bir cumhurbaşkanı.
- Toplumla iletişim kurabilen, mesaj verebilen, verdiği mesajlarla devlete ve geleceğe güveni diri tutabilen, hedef gösteren, gösterdiği hedefi canlı tutabilen, hedefe olan inancın sarsılmasına izin vermeyen bir cumhurbaşkanı.
- Bütünleşmiş bir Türkiye, herkesi kucaklayan bir Çankaya için çalışan bir cumhurbaşkanı.
- Devletin işlemesine, parlamentosunun işlemesine hükümetinin işlemesine yardımcı bir cumhurbaşkanı.
- Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurumlarının daha iyi işlemesine, ahenk içerisinde işlemesine yardımcı bir cumhurbaşkanı.
- Kapıları herkese açık bir Çankaya, kapıları halka açık bir devlet, çağdaş bir Türkiye isteyen cumhurbaşkanı.
- Yetkileri dışına taşmayan anayasal bir cumhurbaşkanı.
- Her kişinin ve her köşenin cumhurbaşkanı.
- TBMM’de temsil edilsin veya edilmesin tüm siyasî partilere, sivil toplum örgütlerine eşit uzaklıkta olan ve hiçbir ayrım yapmayan bir cumhurbaşkanı.
- “vehme” de “vurdumduymazlığa” da kapılmayan sağduyulu bir cumhurbaşkanı.
- Türk milletinin birliğini pekiştirici eylem ve etkinliklere özel önem veren bir cumhurbaşkanı.
- Dış politikada, ülkesinin geleceği ve bekası ile ilgili kararlarda, hükûmet ve askeri arkasına alarak; milletçe tek ses tek yürek olmayı sağlayacak ağırlıkta bir cumhurbaşkanı
- Yaptığı her türlü işlemde, gerçekleştirdiği her türlü faaliyette ve aldığı her kararda milletin ortak bir paydada buluşmasını sağlayacak dengeleri titizlikle gözeten bir cumhurbaşkanı.
- Ülkeye ve topluma faydalı insanlara destek veren, bu çerçevede faydalı insanların gönül gücünü, ekonomik gücünü, sosyal gücünü, kültürel gücünü, Türkiye’nin kalkınmasına ve büyümesine sevk eden bir cumhurbaşkanı.
- Ülkenin her köşesinin ve her kişisinin cumhurbaşkanı
- Erişilebilen insan
- Ülkenin nabzını elinde tutan insan
- Haksızlıklara hassas
- Toplumu millet yapan değerlere sahiplikte hassas
- Devletin kapılarının herkese açık olması, her şeyin herkesin gözü önünde cereyan etmesine dikkatli (şeffaf devlet)
- Yolsuzluk, kayırma, menfaatçilik, fırsatçılık gibi devlete arız olmuş hastalıkların karşısında
- Adaletin hiçbir nüfuza tabi olmadan ve mutlaka tevzi edilmesine titizlikle taraftar
- Rejimin demokratik, seküler ve sosyal niteliğinin korunmasına hassas.
- “asker, polis, öğretmen, hoca ve hâkim beşlisi”nin korunmasına hassas. (okula, kışlaya ve camiye siyaset sokulmasına karşı)
- Türkiye birliğinin korunması, huzur ve sükunun mutlaka hür ve serbest, demokrat Türkiye’nin meşru zeminlerinde kalınarak sağlanmasına taraftar.
- Halkın, ülke ve belde hizmetlerine katılmasına taraftar. Vakıflar, dernekler ve diğer çeşitli örgütler vasıtası ile, (3. sektör) halkın gerçek gücünün ortaya konması arzusu olan.
- Ülkenin önemli sorunlarının yakın takipçisi olma.
Süleyman Demirel, çizdiği çerçevede bir cumhurbaşkanlığı yapabilmek için bir cumhurbaşkanında olması gereken özellikleri şöyle tarif etmektedir:
Anayasal yetkileri kullanmak, birikim zenginliği ister hoşgörü ister anlayış ister. Başkalarını dinlemeyi gerektirir. Çeşitli fikirleri, çeşitli düşünceleri dinleyip, onların içinden görüş çıkarma becerisi ister.
Cumhurbaşkanının görev ve fonksiyonunu anlamak ise deneyim zenginliği gerektirir. Bu bir üslup meselesidir, bir şekil meselesidir, bir tarz meselesidir, bir stil meselesidir; aynı zamanda bütün bunların düzgün olabilmesi bir birikim zenginliği meselesidir.
16 Mayıs 1993 günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimine 4 aday katıldı. Kullanılan 431 oyun 244’nü alan Süleyman Demirel, Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı oldu.
Türkiye’nin birliğini, beraberliğini ve iç barışını korumayı her şeyden önemli görmüştür.
“Türkiye Büyük Millet Meclisi ve büyük milletim bana bu onurlu görevi verirse, ben bütün bir Türkiye istiyorum. Herkesi kucaklayan bir Çankaya istiyorum” diyen Demirel görev yaptığı süre boyunca 130 binden fazla insanla görüştü ve devletle halkı kucaklaştırarak, Cumhurbaşkanlığı Köşkünü, milletin bağrına yerleşen bir muhabbet pınarı haline getirdi. Cumhurbaşkanlığı dönemi boyunca tüm karar ve eylemlerinde, icraat ve beyanlarında tarafsız olmuş, herkesi ve her düşünceyi kucakladı.
Ölümünün 7. Yılında rahmetle ve şükranla anıyorum.
Mekânı cennet olsun.

