12 EYLÜL DARBESİYLE İLGİLİ SORULAR VE DEMİREL’İN CEVAPLARI

Akan kanı neden durduramadınız?

Biz, kan dökülmesini önleyelim diye çırpınırken, bu işi yapacak olanlar vatandaş; “Eh, ne yapalım evimizden dışarı çıkamıyorduk, demokrasi mi, canı cehenneme!” desin diye adeta seyirci durumuna geçmişlerdir.

Evren’in kendisi söylüyor. “1979’da karar verilmişti” diyor. “Biraz daha olgunlaşsın ki, kimse bir şey diyemesin diye bekledik” diyor. “Ama çok kan döküldü, yazık oldu” diyor.

Yetmiyor dedikleri yetkiler, daha sonra kâfi geldi, 12 Eylül de o yetkilerle yapıldı. Yedi yıl sonra, benim yasağım kalktıktan sonra Kenan Evren’e sordum: 11 Eylül ile 13 Eylül arasında bir gün geçti. Yeni yetki yoktu, değişen neydi de kan hemen durdu? Neden böyle oldu? Cevabı hâlâ yoktur.

  • AP-CHP bir araya gelerek koalisyon kursaydı darbe olmazdı şeklinde düşünceler var. AP-CHP koalisyonu çözüm olur muydu?

AP – CHP koalisyonunun olmayışı, Sayın Evren’in hangi işine mâni idi? Evren, anarşiyi bastırmak istedi de böyle bir koalisyon olmayışı mı, buna mâni oldu?

Bu koalisyon olsa idi, olmadığı zaman yapamadığı hangi şeyi yapacaktı?

Adalet Partisi-Cumhuriyet Halk Partisi koalisyonu yapılabilse idi, belki de Sayın Evren’in “Müdahale fikrine daha da çok gerekçe verirdi.

“Teker teker yapamadılar, bir araya geldiler, yine yapamadılar, kabahat benden gitti” derdi.

Bizim inancımıza göre, böyle bir koalisyonun, darbeyi önleme şansı, sadece Sayın Evren’i Cumhurbaşkanlığına getirmesine bağlı idi.

Koalisyon darbeye engel olamazdı; ama seçime gidebilse idik olurdu.

  • Bu komuta heyetini uyarı mektubundan sonra, niye değiştirmediniz?”

Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün, “Beni bu işlere karıştırmayınız. Zaten, benim günüm sayılıdır” sözleri kulaklarımdadır. Sayın Korutürk, 6 Nisan’da görevi bıraktı.

“Ondan sonra değiştirseydiniz” denilebilecektir. Onu da düşündük. O zaman Cumhurbaşkanı Vekili, Adalet Partili idi, vekil, asilin bütün yetkilerini haiz olmasına rağmen, böyle bir şey yapsak, “Silahlı Kuvvetleri siyasi sebeple rahatsız ediyorlar” istismarına dayanamazdık ve müdahaleye bu defa biz haklılık vermiş olurduk.

Bizim devlet yönetiminde bir prensibimiz vardır. Gereksiz şüphelere kapılmak yerine, neticesine katlanırız. Komuta heyetinden şüpheye düşmemiş olmamız, bizim ayıbımızsa, bunu kabul ediyorum. Neticesine de katlandım.

  • 12 Eylül öncesinde neden cumhurbaşkanı seçemediniz?

Neden seçemedik? Çünkü, o Anayasa ile seçmek mümkün değildi. Nitekim ondan sonraki Anayasa, cumhurbaşkanı seçimindeki usulleri ve şartları değiştirmiştir.

         O meclis tablosu ve o günün şartları ile bu seçimden bir sonuç alınamayacağı belli idi. Ülkeyi bir erken seçime götürmek istedik. Yeni meclis hem cumhurbaşkanını seçerdi hem de diğer meseleler için halktan güç ve yetki almış olurdu.

Bunun için verdiğimiz teklif muhalefet tarafından destek görmedi. Anayasa Komisyonu erken seçime gitme teklifimizi anayasaya aykırı buldu. Sonra bize dediler ki “Altı ay cumhurbaşkanını seçemediler!”

Cumhurbaşkanı seçtiklerimizden kimse bahsetmez, ‘seçemediler’ derler.

Siyaset böyledir herkes kara ortaktır.

  • Hem 12 Mart’ta, hem de 12 Eylül’de askerlere hiç direnmeden şapkanızı alıp gittiğiniz yolunda suçlamalar var bu konuda ne diyorsunuz?

“Şapkanı aldın gittin” Ne yapacaktım şapkayı alıp gitmeyip söylesene bana. Yani ben gitmezdim, ama o zaman ne olacak, o gün Meclis kapanırdı. Selin önünden kütük almak budur.

Altı sene içerisinde yüzde 7 kalkınma hızını, yüzde 5 enflasyonla sağlamış bulunan Türkiye’de ve milletin yüzde 48-49 oyuyla gelmiş bir iktidarın Başkanı olarak benim elimden ülkeye hizmet fırsatını almaya kimin ne hakkı vardı?

Binaenaleyh, herkesin böyle bir olay karşısında “ne hakkınız var” demesi lazım gelirken, “Demirel şapkayı aldı gitti” diye âdeta olayı takaza konusu yapmışlardır.

Şapka burada duruyor. Ben nereye gittiysem de şapka be-nimle gitti. Sanıyorum ki, burada bir yanılgı var.

Ben 12 Eylül’de Boris Yeltsin vaziyetinde değildim ki, ben Gorbi vaziyetindeydim. Boris Yeltsin vaziyetinde olanlar, aslında bugün beni itham edenlerdir.

Ben, Hamzakoy’da ne tankı bulup da üstüne çıkacaktım?

  • Direnmek falan hiç aklınıza geldi mi?

Kime direneceksin? Benim ikinci bir ordum mu var? Sel gelmiş, durdurma imkanı mı var?

Yorum bırakın