
Vakit gece yarısını geçmişti, çalan telefon ziliyle uyandım. Arayan yakın bir haberci arkadaşımdı. “Başın sağ olsun,” dedi. “Demirel, biraz önce vefat etti.”
Vefatının üzerinden 8 yıl geçti.
Merhum Demirel’i, medyaya bakışı ve ilişkilerini anlatan bir yazıyla anmak isterim.
GAZETECİLERE NE YAKIN NE UZAK OL
İyi bir liderin kimin ne yapabileceğini, kimden ne isteyebileceğini ve kimle ne konuşacağını iyi bilmesi gerekir. Bunun ustası da Demirel’dir.
Demirel, gazete sahipleri, yazarlar ve gazetecilerle ilişkilerini belli sınırlar içerisinde tutardı ne uzak durur ne yakın olurdu.
Kendisini dönem dönem destekleyenler olmuştur ama bugünkü manada yandaş gazetecisi-yazarı, gazetesi ve televizyonu hiç olmamıştır.
İĞDİŞ BASIN
Demirel, medyanın patronların elinde, patronların da iktidarın elinde olduğu basına iğdiş basın derdi.
Siyasî iktidarların devlet gücünü kullanmak suretiyle kamuoyunun doğru haber almasını önlemek istemesini ve bundan iktidarlarını uzatmak için medet ummalarını vahim olarak niteleyen Demirel basına tekzip yollar, telefon açar, açıklama yapar ama dava konusu yapmazdı.
Siyaset yaptığı 50 yıl boyunca kendisi tarafından açılan dava sayısı ikiyi geçmemiştir.
Kendisini en ağır biçimde eleştiren, gazetecilerle görüştüğünde kızdığını belli etmez, ima etmez, laf dokundurmaz hiçbir şey olmamış gibi o anki mülakatın iyi geçmesine odaklanırdı.
BASININ GÖREVİ TEŞHİRDİR
“Her söyleneni mahkemeye götürerek nereye varırsınız. Sizi eleştirenleri mahkemeyle tehdit etmeye kalkmayın, yanlış olur,” diyen Demirel, 23 Mayıs 1989 tarihinde DYP grup toplantısında arkadaşlarına şunları söylüyordu:
“Basının, eleştirmesi kadar normal bir şey olmaz. Basın icraat yapanları eleştirecektir. Şereflerle, haysiyetlerle oynanmadığı sürece, basının her şeyi yazması, her şeyi açıklığa çıkarması gerekir. Teşhir, basının görevidir. Başka türlü açık rejim nasıl işler?”
Demirel’in “Başbakan iken sabah gazetelere baktığımda beni eleştiren manşet ve haber yoksa üzülürdüm,” diye bir sözü yoktur. Çünkü Demirel’in eleştirilmediği gün yoktur. Olmamıştır. Demirel kadar sistemli saldırıya uğramış, ağır eleştirilmiş bir siyasetçi yoktur. Kendisini darağacında gösteren karikatürleri dahi çizilmiştir.

