
32 yıldır her 1 Kasım’da yazdım. Bu defa tam 1 Kasım’da yazamadım. İki gün geciktim. Özür dilerim Baba…
“Bu millet seni arıyor Baba!” İnan seni arıyor… Siyasette bir şey oluyor “Demirel olsa şunu derdi, Demirel şöyle dediydi.” Diyorlar. Muhalefete kızıyorlar, “Demirel olsaydı bunları göndermişti.” Diyorlar.
Siyasetçiler, köşe yazarları size gönderme yapıyor, sizden alıntı yapıyorlar.
Enflasyonla mücadele konuşuluyor sizin şu söyledikleriniz dile geliyor:
“Türkiye’nin birinci sorunudur enflasyon. Enflasyon devletleri yıkan bir olaydır. Milletleri içinden bozan bir olaydır. Enflasyon sadece pahalılık olayı da değildir. Ahlakı bozar, borcu olan borcunu ödemez, alacağı olan alacağını alamaz.”
ABD-Türkiye ilişkileri geriliyor. ABD üslerini kapatmanız hatırlanıyor.
Hakkınızda kitaplar çıkıyor.
Aydın Şıhmantepe, “Türk Dış Politikasında Bir Lider: Süleyman Demirel” ve Burak Kürkçü, “Apolet Kravat ve Darağacı” adlı kitaplarıyla dış politikadaki liderliğinize ilişkin bir çalışma yaptılar.
Murat Arslan’ın, “Süleyman Demirel”, Tanıl Bora’nın, “Demirel” adlı kitapları çıktı. Tanıl Bora’nın kitabı medyada çok konuşuldu.
Yanında çalışıyor olsaydım bu kitapları nasıl okuyup, inceleyecektiysem aynısını yine yaptım. Okudum inceledim ve yazdım. Tanıl Bora’nın bu kitapla ilgili söyleşisine gittim. Düşüncelerimi dile getirdim.
CUMHURİYET’İN 100. YILINI DEVLET DEĞİL, MİLLET KUTLADI
Cumhuriyetin 100 yılını kutladık Baba. Senin Cumhuriyet’in 75. Yılı için gösterdiğin heyecanın, çabanın binde birini dahi göstermedi bugünkü cumhurbaşkanı.
Ve hatta Cumhuriyetin 100. Yılını partilerinin propagandasına çevirdiler. 100. yılı gölgede bırakmak için Türkiye 100 yılı diye bir slogan icat ettiler. Ama merak etme Baba yediden yetmişe Türk milleti sokaklardaydı. Cumhuriyet’in 100. Yılını Devlet değil ama millet kutladı. Devlet Cumhuriyeti görmezden geldi millet sahiplendi. Sen hep umut verirdin korkmayın; “Cumhuriyet kendi nesillerini yetiştirdi” diye bence de korkmamak lazım Baba…
Cumhuriyetin 100. Yıl kutlamaları nedeniyle sizin ‘Cumhuriyet’ tarifinize de çok başvuruldu:
“İslamköy’den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, Cumhuriyet’tir.”
“Cumhuriyet, çimentodur, kiremittir, fabrikadır, yoldur, barajdır, kalkınmadır, refahtır.”
80 YILDA YAPILANI 20 YILDA YAPTIYSANIZ, SATTIKLARINIZI KİM YAPTI?
Türkiye Cumhuriyeti’ni 2002 yılından başlatıyorlar biliyor musun Baba, “80 yılda yapılamayanı 20 yılda yaptık.” diyorlar.
Ah Baba şimdi sen olsaydın, “80 yılda yapılanı 20 yılda yaptıysanız sattıklarınızı kim yaptı?” Şeker fabrikalarını kim yaptı? Kâğıt fabrikalarını kim yaptı? Gübre fabrikalarını kim yaptı? Petro- kimya tesislerini kim yaptı? Demir çelik tesislerini kim yaptı? Barajları kim yaptı?” derdin. Türkiye bunu diyecek bir lider arıyor. Düşün ardıma diyecek…
Baba biliyor musun İsrail yine Gazze’ye saldırdı, çocukları öldürüyor ve bizi yönetenler miting yapıyorlar. Türkiye oyun dışı kaldı. Sen olsaydın Mısır’ı yanına alır, akan kanı durdurmak için uğraşıyor olurdun.
BABA HER ŞEY BİRBİRİNE GİRDİ
Baba her şey birbirine girdi. Çok karıştı buralar ama en çok siyaset karıştı biliyor musun? Siyaset çok zayıfladı, bütün partilerde çok zayıfladı, gelenek kalmadı görenek kalmadı, nezaket kalmadı, hitabet kalmadı, mizah kalmadı, hoşgörü kalmadı, hiçbir şey kalmadı Baba…
Senin partinin kapısından bile geçirmeyeceğin insanlar milletvekili, bakan oldular, parti genel başkanı oldular. Ama sen ne büyükmüşsün ki Baba, “Buna güven olmaz” dediğin kişi için artık herkes aynısını söylüyor.
MERKEZ SAĞ BİTER Mİ?
“Merkez sağ bitti” diyorlar. Sen olsaydın, “Merkez sağ biter mi? Merkez sağ demek halk demektir.” derdin.
Ak Parti, merkez sağın oylarını aldı, merkez sağ toparlanır mı diye sorulmuştu. Sen de demiştin ki;
“Halkın sırtında yumurta küfesi yoktur. Bu oyların yer değiştirmeyeceğini söyleyemezsiniz. Bunların toparlanması güçlü bir nefese bağlıdır. ‘Ey ahali toplanın’ diyecek güçlü bir nefes. Bu ne zaman olur bilemiyorum.”
Ruhun şad olsun Baba…


Emeğine yüreğine sağlık kardeşim
BeğenBeğen