Uzun yıllar yanında çalışmış bir kişi olarak amacım, Demirel’i ne övmek ne de yermektir. Amacım Demirel ile ilgili yanlış bilinenleri düzeltmektir.
Türkiye’de ne zaman önemli bir olay olsa siyasete ilgisi olan ve beni tanıyanlar bana hep şunu sordular: “Demirel ne yapardı? Ne söylerdi?” Buna cevap vermeye çalışacağım.
Demirel’i eleştirenlerin dahi itiraz etmedikleri bir gerçek var ki: Süleyman Demirel; ülkesini ve insanlarını yöre yöre, coğrafyasını dağıyla, taşıyla, akarsuyuyla en iyi tanıyan, bu insan ile bu coğrafyanın imkan, kabiliyet ve zorluklarını en iyi bilen siyasetçiydi.
Süleyman Demirel, 10 sene yüksek idarecilik, 12 sene başbakanlık, 7 sene cumhurbaşkanlığı yaptı. Kendi deyimiyle 6 kez iktidardan gitti 7 kez iktidara geldi. Darbelere tanık oldu, muhatap oldu. Çok partili siyasi hayatın çalkantılarında yüzdü.
Bakanlar Kurulu’na 400’den fazla başkanlık yaptı. 245 kez MGK toplantılarında bulundu.
6 kez genel seçime ve 5 kez yerel seçime girdi. 11 kez parti kongresi heyecanı yaşadı. 17 yılı Adalet Partisi’nden, 6 yılı Doğru Yol Partisi’nden olmak üzere, toplam 23 yıl Genel Başkanlık yaptı.
30 yaşında genel müdür, 40 yaşında başbakan olmuş böyle bir siyasetçi ve devlet adamının değerlendirmelerinden ve tecrübelerinden yararlanılmasını sağlamaktır.
Türkiye’de bazen göz gözü görmüyor, kulaklar doğruyu duymuyor. Demirel’in dediği gibi “Türkiye sorunlarını tartışmıyor, atışıyor. Birisi bir şey söylediği zaman, ‘Sen misin bunu söyleyen’ deyip, elimize ne geçerse üstüne atıyoruz.” Böyle zamanlarda sağduyulu bir ses olarak Demirel’i görenlere, Demirel’in ne söyleyeceğini, tavrının ne olacağını merak edeceklere bir kaynak sağlamak istedim.
Bu görevi bana kimse vermedi, ben durumdan vazife çıkardım.
Soru ve yorumlar hakaret, aşağılama, küfür içerirse cevap vermem, polemiğe girmem.

