Demirel Cumhurbaşkanlığında Ne Yaptı?

16 MAYIS 1993-16 MAYIS 2000

  • Devlet işlerinin aksamadan yürümesini sağlayarak anayasa ile kendisine verilen yasama, yürütme ve yargıya ilişkin görevleri etkin bir şekilde yerine getirmiştir.
  • Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını sağlamıştır. 152 kez TBMM Başkanı ile 310 kez Başbakanla, 235 kez de Genel Kurmay Başkanı ile görüşmüştür. 87 kez de MGK toplantısına başkanlık etmiştir. Köşk’te; ilgililerle, Turizm, yatırımlar, enerji, dış politika, güvenlik gibi konularda 99 koordinasyon toplantısı yapmıştır.
  • Onayına sunulan her türlü işlemi titizlikle incelemiş, rastlanan hukuki sakıncaların ilgili makamla görüşülerek giderilmesini sağlamış, incelemesini kısa sürede tamamlayarak devlet işlerinin şekli engellerle dahi aksamasına izin vermemiştir.
  • Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün kapılarını halka açarak 130 binden fazla insanla görüşmüş ve devletle halkı kucaklaştırarak bir nevi ombudsman vazifesi görmüştür.
  • Halkın ve bazı kurum ve kuruluşların şikâyet ve talepleri ile yakından ilgilenmiş, kendisine ulaşan 155 bin müracaatın tamamı işlem görmüştür.
  • Türk milletinin birliğini temsil ederek bu birliği pekiştirici eylem ve etkinliklere özel önem vermiş, Hacı Bektaş törenlerine katılmış, Edirne ve Kars’ın kurtuluş yıldönümlerine katılarak mesajlar vermiştir.
  • Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil görevine uygun olarak zaman zaman ortaya çıkan, askerleri rahatsız edici beyanlara da şiddetle cevap vererek bu kurumun yıpratılmasına göz yummamıştır. Gittiği tüm illerdeki askeri birlikleri ziyaret etmiş, 16 sancak devir teslim törenine 8 tatbikata katılmıştır, bunların dışında da 30 askeri etkinliğe katılmıştır.
  • Terörle mücadele eden güvenlik güçlerine devletin arkalarında olduğunu, beyanları ve eylemleri ile hissettirmiş, sınır karakollarını, tedavi gören gazileri ziyaret etmiştir.
  • Bölücü başının Suriye’den çıkarılması ve Türkiye’ye getirilmesi sürecindeki beyan ve eylemleriyle muhatap ülkelere ve Dünya’ya bu konudaki kararlılığımızı göstermiş ve bu süreçte etkin rol oynamıştır.
  • Tüm karar ve eylemlerinde, icraat ve beyanlarında tarafsız olmuş, herkesi ve her düşünceyi kucaklamıştır. Ortaya çıkan siyasi krizleri aşarken, verdiği kararlarla kimi zaman kendi kurduğu partisini, kimi zamanda diğer partileri karşısına alma pahasına bu tarafsızlığına gölge düşürmemiştir.
  • Devletin, demokrasinin ve rejimin korunması hususunda tarafsız kalmamış, takındığı tavır ve aldığı kararlarla bu tehlikeleri bertaraf ederek demokrasimizin yön değiştirmesine izin vermemiştir. Yurt içinde ve dışında rejimin garantörü olarak görülmüştür.
  • Devletin her kademesinde görev yapmış olması, engin tecrübesi, bilgisi ve siyasi deneyimiyle, krizde ve sıkıntılı durumlarda; bunları hukukun içinde kalarak aşacağı yönünde toplumda geniş bir kanaat uyandırmış, siyasi sahnedeki tüm aktörler de bu kanaati ve “Demirel” faktörünü göz önünde tutmak zorunda kalmışlardır.
  • Yaptığı 807 yurt içi geziyle her kişiyi ve köşeyi kucaklamış bu ziyaretleri sırasında, yetkililerle görüşerek sorunları yerinde incelemiş ve gördüğü eksiklikleri ilgililerin dikkatine getirmiştir.
  • Refaha giden yolun sanayileşmeden geçtiğine inanmış, devlet hizmetinde olduğu 50 yılda hep bunu savunmuştur. Cumhurbaşkanlığı döneminde de kalkınma şevkini canlı tutmuş, müteşebbisleri teşvik etmiştir. Bu amaçla 1080 tesisin açılışını yapmış, 379 tesisin de temelini atmıştır.
  • Üniversitelere özel önem vermiş, her yıl tüm üniversite rektörlerinin katıldığı toplantılar düzenleyerek, buradan çıkan sonuçları hükümetlere bildirmiştir. Üniversite rektörleri Cumhurbaşkanına çok kolay ve kısa sürede ulaşarak sorunlarını aktarmışlardır. Üniversitelerden kendisine intikal eden sorunların çözümüne yardımcı olmuştur. Üniversitelere 249 ziyaret yapmış, bu ziyaretleri sırasında 460 etkinlikte bulunarak yöneticilerin ve halkın ilgisini üniversitelere çekmiştir.
  • Tüm afetlerde en kısa zamanda afet bölgelerine giderek yerinde incelemelerde bulunmuş, devletin vatandaşın yanında olduğunu hissettirmiştir.
  • Hangi alanda olursa olsun, başarıyı özendirmiş ve teşvik etmiş, 81 ödül törenine katılmış, 49 ödül törenini Köşk’te düzenleyerek ödüllerini vermiş ve bu başarıların kamuoyuna duyurulmasını sağlamıştır.
  • Cumhurbaşkanı olarak görev yaptığı 7 yıl içerisinde eğitime büyük önem vermiş, başlattığı eğitim kampanyası çerçevesinde 314 okulun açılışına ve 63 okulun temel atma törenine katılmıştır.
  • Kamuoyunu bilgilendirmek ve mesajlarını ulaştırmak amacıyla yerli ve yabancı basın mensuplarıyla toplam 1066 mülakat ve TV çekimi yapmıştır. Bulunduğu her yerde basın mensuplarının çalışmalarını kolaylaştırmış. Basın camiasının birçok toplantısına katılmış, ev sahipliği yapmış, kendilerini kabul ederek sık sık görüşmüştür.
  • Devletler arasındaki ilişkilerin artırılması ve ilişkilerin genişletilmesinin karşılıklı temaslar yoluyla gerçekleşeceği inancı ile 59 ülkeye 124 ziyaret gerçekleştirmiş, ülkemize gelen 100 devlet başkanını ağırlamıştır. Yine bu çerçevede yurt içinde ve yurt dışında 2283 yabancı devlet adamı ile görüşmüştür. Ayrıca ülkemizde ve yurtdışında uluslararası nitelikte 150 den fazla önemli toplantıya katılmıştır.
  • Türkiye’nin, SSCB’nin kendiliğinden dağılmasından sonra ortaya çıkan yeni siyasi coğrafyanın oluşum sürecine zamanlı ve sorumlu politikalarla yön veren ülkeler arasında yer almasını sağlamıştır. SSCB’nin ve eski Yugoslavya’nın dağılmasından sonra ortaya çıkan yeni bağımsız ülkelerin hiçbir ayırım yapmadan tanınmasını ve Türkiye’nin bu ülkelerde mukim büyükelçilik açan ilk ülkelerden biri olmasını sağlamıştır.
  • “Adriyatik’ten Çin Seddine Türk Dünyası” kavramını dünya gündemine sokmuş bu dünyanın birbiriyle dayanışması ve işbirliğini sağlamak için bu ülkelere 19 ziyaret yapmış, bu ülkelerden de ülkemize Devlet Başkanı düzeyinde 20 ziyaret gerçekleşmiştir. Bu ülkelerin kendi aralarındaki işbirliklerinin artırılması ve genişletilmesi ve aralarındaki sorunların çözümü yönünde ağırlıklı bir rol oynamıştır. Türk Cumhuriyetlerinden on sekiz bin öğrenciye burs verilmesi; yeni ulaşım, iletişim ve enerji boru hatları ile Türk Cumhuriyetlerinin dünyaya Türkiye üzerinden eklemlenmesi; ortak kültür mirasına sahip çıkılması; ipek yolunun canlandırılması gibi projeler bu dönem de yürürlüğe girmiştir.
  • SSCB’nin ve eski Yugoslavya’nın dağılması sürecinde Balkanlar’a özel ve öncelikli bir ağırlık vermiştir. Diğer başka bölgelerin olduğu gibi bu bölgenin de adeta manevi lideri olmuştur. Bosna-Hersek savaşının Dayton Barış Anlaşması’yla sonuçlanmasını sağlayan en önemli dönüm noktası Demirel’in 1994 yılında Brioni’de Hırvatistan Cumhurbaşkanı Tudjman ve Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı İzzetbegoviç ile gerçekleştirdiği, Bosna-Hersek Federasyonu’nun kurulmasını sağlayan zirve olmuştur. Türkiye bu dönemde Bosna-Hersek’in bağımsız bir devlet olarak ayakta kalmasının sağlanmasında en etkili ülke olmuştur.
  • Terörizme karşı uluslararası işbirliği konusunda ikili ve çok taraflı düzeylerde aktif bir politika izlenmesine büyük önem vermiştir. Türkiye bu dönemde birçok ülkeyle ikili güvenlik işbirliği anlaşmaları imzalamış; NATO, AGİK, Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası forumlardaki çabalarıyla uluslararası hukuk belgelerinde terörizme karşı işbirliği anlayışının yerleştirilmesinde etkili olmuştur.
  • Batı ile ilişkilerimizin uluslararası ilişkilerin yeni şartları çerçevesinde yeniden yapılanması ve geliştirilmesinde de belirleyici rol oynamıştır. ABD ile ilişkilerimiz yeni ortak çıkar ve eylem alanları ile zenginleştirilerek stratejik bir ortaklığa dönüştürülmüş, Avrupa Birliği ile Demirel’in 1992’de verdiği karar doğrultusunda izlenen kararlı politikayla 1995 sonunda Gümrük Birliği yapılmış, 10 Aralık 1999’da resmen AB tam üyeliğine aday ülke olmuştur.