Üzgünüm Ama Senin Eserin Ülkedeki Umutsuz Nesil

Bugün gençlerin bayramını kutlarken kimse gençlere şunları söylemesin. Çünkü ya kızarlar, ya da “he dayı he!” der geçerler.   “Atatürk Samsun’a çıktığında ondan başka kimse zafere inanmıyordu. Ülke işgal altındaydı, ordu yoktu, para yoktu ama o başardı. Siz de başarırsınız,” demeyin. Bu ülkede her dört gençten biri ne okuyor, ne de çalışıyor umudunu kesmiş oturuyor.  …

14 Mayıs 1950 Beyaz Devrimdir

Demirel’e göre 14 Mayıs 1950 beyaz devrimdir. Kansız kavgasız beyaz bir devrimle iktidar el değiştirmiştir. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 14 Mayıs 2001 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde konuyla ilgili yaptığı konuşmanın kısa bir özetini paylaşmak istiyorum: “1945'te biten 2. Dünya savaşıyla birlikte demokratik cumhuriyet dönemi açılmıştır. Demokratik cumhuriyet çok partiye dayanacaktır. Çok parti söz konusu değilse demokratik …

Polonyalı Muslukçu, Suriyeli Sığınmacı

9 Mayıs 1950 tarihinde dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman tarafından okunan ve AB fikrinin başlangıç noktası olarak kabul edilen Schuman Deklarasyonu'nun üzerinden 70. yıl, Türkiye’nin AB üyeliğini hedefleyen 1963 tarihli Ankara Anlaşmasının üzerinden de 57 yıl geçti. Geçen bu yıllar içinde Türkiye’de, Dünya’da ve Avrupa’da önemli olaylar meydana geldi. AB ve Türkiye-AB ilişkileri bu …

Nisan Ayında Ne Konuştuk?

Bundan böyle burada her ay geçtiğimiz ayın en çok konuşulan konularının bir özetini çıkarmak ve altına yorumlarımı yazmak istiyorum. Bakalım Türkiye geçtiğimiz Nisan ayında ne konuşmuş: Koronavirüs salgını: Kafa karışıklığı, şaşkınlık ve bilinmezlik azalarak da olsa devam ediyor. Dünyada meseleyi böyle tartışıyor. Bizim farkımız şu; biz böyle bir konuyu bile iki kutuplu Türkiye düzeni içinde …

Öyle insanların sonu böyle mi oluyor ne?

Ölümünün ardından Yaşar Kemal'in “Öyle insanların sonu böyle mi oluyor ne?” dediği bir şairdi. Kendini göstermeden, kimseyi itham etmeden, bir güvercin tedirginliğinde yaşadı ve kapıyı çarpmadan parmaklarının üzerinde çekip gitti. Kimdi? Nasıl biriydi ve nasıl bir şairdi? “Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı,” diyerek özlemini duyduğu ölümü tattığında onu tanıyanlar “kin, haset …

TBMM Milletten Aldığı Yetkiyi Devretmek İçin Değil, Kullanmak İçin Vardır

TBMM dünyanın hiçbir meclisinde olmayan iki özelliğe sahiptir. Bunları Demirel şöyle dile getirir: “Büyük Atatürk TBMM’ni milletten kuvvet almak için teşkil ettiği zaman, Türkiye’de henüz devlet, henüz bir rejim yoktu. Rejim ve devlet TBMM'nin içinden doğmuştur. Başka ülkelerde devletten ve rejimden meclisler doğmuştur. Türkiye’de TBMM'den devlet ve rejim doğmuştur. Bir kurtuluş savaşını idare etmiştir.” (TBMM-20 …

Turgut Bey’e -Ailesinden Sonra- En Yakın Bendim

Bedri Koraman- Milliyet-8.12.1991 17 Nisan 1993 Türkiye Cumhuriyetinin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölüm yıldönümüdür. Allah Rahmet eylesin. Bir Cumartesi günü idi, eşim ve ben Başbakanlık Konutu’nda idik. Başbakan Demirel Ankara dışında olduğunda Özel Kaleminden iki kişi konutta bulunur diğerleri izinli olurdu. O gün biz vardık. Demirel Aydın’da idi. Sabah 10.00 sularında telefon çaldı eşim açtı. …

Sizden Öncesi Mi Kaldı? Sizden Önce De Siz Vardınız

40 yıldır iç siyaseti takip eden ve içinde bulunmuş biri olarak son yıllardaki siyasi işleyişi ve mantığı anlamakta zorluk çekiyorum. Bana çok tuhaf ve şaşırtıcı gelen durumlar var. Neler mi bunlar? Eskiden de iktidarlar gitmek istemezdi ama “Muhalefet bizim iktidardan gitmemizi istiyor. Muhalefet bize karşı bir araya geliyor,” diye şikayet etmek akıllarına gelmezdi. Demirel “Bulun …

SU GİBİ AZİZ OL!

Şanlıurfa-9 Mayıs 1998 Demirel, iyimser bir insandı. Her şeyi müspetinden alır,  konuşmalarında hep umut aşılar, insanları pozitif düşünmeye sevk ederdi. Mesajları hep bu yönde olurdu. Onun için Nevruz, hayata bağlılığının ve hayata olan sevginin bir işaretiydi, büyük bir kış sonrasında yeniden bahara kavuşmanın ve berekete giden yolun açılmasının sevinciydi. Aşık Veysel’i anarken onun şu sözlerini …

Bugün 12 Mart… Netameli Gündür

Ankara dışına çıkmadığında -genellikle çarşamba, bazen cuma günleri- halka açık kabuller yapan Süleyman Demirel, konuklarının tek tek ellerini sıkarak kabul salonuna aldıktan sonra kendisi ile özel görüşmek isteyenleri salonun karşısındaki küçük odada dinler ve salona dönerdi. 12 Mart 2003 tarihinde karşı odadan salona gelen Demirel yerine otururken telefon çaldı. Telefon konuşmasının ardından misafirlerine döndü: - …