Uzun Ve Kasvetli Bir Geceden, Ilık Bir Bahar Sabahına Kavuşmak İstiyoruz

Anarşiyi durdurmak için kullanmaları gereken gücü kendi ikballerine araç yapanlar tarafından kapatılmasaydı bugün Adalet Partisinin 59. yaşını kutlayacaktık.

Adalet Partisi kimlik siyaseti yapmayan, güçlü kadroları olan, toplumun tümüne hitap eden, toplumun tümünü kucaklayan, toplumun tümü için proje ve hedefler ortaya koyan bir parti idi.

1946 şafağında yola çıkan, 1960’da yere düşen bayrağı kaldırmış, 20 sene feragatle ve fedakârlıkla taşımıştı. Bu bayrak, “Demokrasi” ve “Kalkınma” bayrağı idi.

Bugün içtiğimiz su, yaktığımız ışık, geçtiğimiz yol, okuduğumuz okul, çalıştığımız fabrika, tedavi gördüğümüz hastane, seyrettiğimiz televizyon, konuştuğumuz telefon bu bayrağı taşıyanların eseridir.

Adalet Partisi, “Cahil oy çoğunluğu” denilerek küçümsenen millet iradesini üstün kuvvet yapma mücadelesi vermiş, dini, günlük siyasetin konusu yapmadan, din ve vicdan hürriyetini savunmuş bir parti idi.

Milliyetçilik anlayışı etnik kökene dayalı değildi. Türkiye’nin birliğini, beraberliğini, iç barışını korumayı ve halkını daha iyi şartlarda yaşatmayı milliyetçilik şuuru saymakta idi.

Adalet Partisi, ülkenin her köşesinden etnik kökeni, mezhebi, eğitimi, gelir düzeyi ne olursa olsun kendisiyle aynı davaya inanan herkesi kucaklamış ve bünyesinde barındırmıştı. Türkiye’nin aynası, Türkiye’nin çimentosu idi.

Süleyman Demirel, Adalet Partisi genel başkanı seçildiği kongrede delegelere “bayrağı bana verin burca dikeyim,” dedikten sonra konuşmasını şu sözlerle bitirmişti.

“Patlamış avuçlarınızda bir büyük ülkenin acısı, tevekkülü var ama çatlamış dudaklarınızda ümitli geleceğin şarkısını söylüyorsunuz.

Millet uzun, korkulu, kasvetli bir geceden çıkar gibi, ebedî aydınlığa kollarını uzatmışçasına, ılık bir bahar sabahına kavuşmak istiyor.

Biz milletin içinden gelen, onun dertleri ile mustarip insanlarız.”

Bugün Adalet Partisi’ne ve milletin derdini derdi bilen siyasilere ne çok ihtiyacımız var…

Bu topraklarda yaşayan herkesi ama herkesi bu ülkenin eşit sahibi yapan, fırsat, nimet ve hizmetlerden eşit yararlanması için uğraşan, kimliklerine bakmaksızın herkesi kucaklayan Adalet Partisi’ne ihtiyacımız var…

Türkiye Cumhuriyetiyle, hesaplaşma içinde olan değil, onu yüceltmenin peşinde olan Adalet Partisi’ne ihtiyacımız var…

Ilık bir bahar sabahına kavuşmak istiyoruz.

Yorum bırakın