SU GİBİ AZİZ OL!

Şanlıurfa-9 Mayıs 1998 Demirel, iyimser bir insandı. Her şeyi müspetinden alır,  konuşmalarında hep umut aşılar, insanları pozitif düşünmeye sevk ederdi. Mesajları hep bu yönde olurdu. Onun için Nevruz, hayata bağlılığının ve hayata olan sevginin bir işaretiydi, büyük bir kış sonrasında yeniden bahara kavuşmanın ve berekete giden yolun açılmasının sevinciydi. Aşık Veysel’i anarken onun şu sözlerini …

Bugün 12 Mart… Netameli Gündür

Ankara dışına çıkmadığında -genellikle çarşamba, bazen cuma günleri- halka açık kabuller yapan Süleyman Demirel, konuklarının tek tek ellerini sıkarak kabul salonuna aldıktan sonra kendisi ile özel görüşmek isteyenleri salonun karşısındaki küçük odada dinler ve salona dönerdi. 12 Mart 2003 tarihinde karşı odadan salona gelen Demirel yerine otururken telefon çaldı. Telefon konuşmasının ardından misafirlerine döndü: - …

Odur Cumhuriyet; Kadının Toplum İçine Çıkması

Demirel, Güniz Sokakta misafirlerine bir gün önce gittiği bir toplantıyı şöyle anlatıyordu: Toplantıda kadının toplum içindeki yerini de anlattım. Bir dinleyici “Kadınlar siyasette neden istenen nispette yer almıyor?” diye sordu. Şaka ile karışık, “Sen mi soruyorsun yoksa yanındaki hanımefendi mi sorduruyor? Yanındaki hanımefendi sorduruyorsa, işte onun için siyasette yokturlar,” dedim. Demirel’in demek istediği şuydu: Siyasette …

Türkiye’yi Laikleştiren Yasalar / 3 Mart 1924

Cumhurbaşkanı Demirel, “Türkiye Cumhuriyeti, hilafeti bırakıp Cumhuriyete geçmek değildir. Bu bir devletten başka bir devlete geçiştir,” der. Türkiye Cumhuriyetinin, Osmanlı’nın devamı olduğunu ama Osmanlı’dan devraldığı değil, düşmanlardan kurtardığı topraklar üzerinde kurulduğuna dikkat çekerdi. Demirel, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçildiğinde halkın aynı, kültürün aynı, dinin aynı olduğunu, farklı olanın devlet, devletin kurumları, mantalitesi ve hedefleri olduğunu belirtirdi. Saltanat …